ATATÜRK 'ÜN YAZDIĞI YURTTAŞLIK BİLGİLERİ

 

TOPLUMSAL ÖZGÜRLÜK

Çağdaş demokraside bireysel özgürlükler bir değer ve önem kazanmıştır; artık bireysel özgürlüklere devletin ve hiç kimsenin karışması söz konusu değildir. Ancak bu denli yüksek ve değerli olan bireysel özgürlüğün demokrat ulusta neyi, anlattığı özgürlük sözcüğünün salt olarak düşünebilen anlamıyla anlaşılamaz. Söz konusu olan özgürlük, toplumsal ve uygar insan özgürlüğüdür. Bu nedenle bireysel özgürlüğü düşünülürken, her bir bireyin ve sonuçta ulusun ortak çıkarını bireysel özgürlüğü sınırlandırır. Bireysel özgürlüğü sınırlandırma, devletin de görevi ve temelidir. Çünkü devlet, bireysel özgürlüğü sağlayan bir örgüt olmakla birlikte, aynı zamanda bütün özel etkilikleri, genel ve ulusal amaçlar için birleştirmekle yükümlüdür. ' Özgürlük başkasına zarar vermeyecek her türlü kullanım yetkisinde bulunmaktır.' Denildiği zaman yurttaş özgürlüğünün, yalnız bunun amaç edinildiği, devletin bu amacı gerçekleştirmek için bir araç olduğu anlatılmış olur. Ne var ki, bu araç ulusun genel çıkar amacını koruyacaktır. Öyleyse bireysel özgürlüğe sınır olarak ' başkalarının özgürlüğünün sınırını ' gösterirken bireysel özgürlüğün, ulusun genel çıkarının gerektirdiği ölçüden daha fazla kısıtlanamayacağı kabul edilmiş oluyor. Bu düşünce basittir, fakat uygulanması çok güçtür. Çünkü bireysel özgürlüğün ölçüsünün, devlet etkinliğini zayıflatmaması gerekir. Devletsiz bir toplum ya da zayıf bir devlet hayatının sonucu, herkesin herkese karşı savaşımıdır. Bu savaşımın, çoğunluğun özgürlüğünü boğmayacak biçimde doğrultularak gerçekleştirilmesi gerekir.
Bu doğrultma işi bireyin sorumluluğuna, girişimlerine ve gelişmesine engel olacak ölçüye vardırılmamalıdır. Yurttaşların girişim ve sorumluluk duyguları ne ölçüde gelişirse, devlet için de o denli iyidir.
Bireysel özgürlükten, ne ölçüde özveride bulunulması gerekeceği, içinde bulunulan zamana ve ülkeye göre değişir. Olağan üstü dönemler, olağan üstü önlemler gerektirebilir. Bütün bu önlemleri ve kısıtlamaları tanımak gerekliliği devlet düşüncesini ve kavramını gösterir.
Bu noktalardaki önlemlerin etkisini ve sınırlarının genişliğini ölçmek, büyük bir sanattır. Devlet sanatı işte budur, *[ Bu sanatta başarılı olma derecesi, özgürlüklerin sınırlarını çizen yasada görebilir. ]
Çünkü, ' bu sınır ancak yasayla çizilir ve belirlenir ' Şurası kesindir ki yurttaşların genel özgürlüğü ve esenliği için bireylerden, ancak devlet için gerekli olan bir bölüm özgürlüklerinin bırakılması istenebilir.
Türk ulusunun tarihini göz önüne getirelim, daha düne değin altında ezildiği baskı, tutsaklık ve zorbalığın kara, kanlı pençesini duymamak mümkün değildir.
Türk, zorbalık ve tutsaklık zincirlerini koparabilmek için iç ve dış düşmanlar karşısında kendi yaşamını ortaya attı; çok kanlı ve tehlikeli savaşımlara girdi, sayısız özverilere katlandı, başarılı oldu ancak, ondan sonra özgürlüğünü kazandı. Bu nedenle özgürlük, Türkün yaşamının ta kendisidir.
Artık, Türkiye' de ' her Türk özgür doğar, özgür yaşar'*
Türkün bu günkü ulusal ve siyasal terbiyesi ve yüksek değerliliği, onun amacını ve bulunduğu durumu belirlemiştir.
Türkler demokrat, özgür ve sorumluluk taşıyan yurttaşlardır. Türk Cumhuriyet' inin kurucuları ve sahipleri doğrudan doğruya kendileridir. Türk kişisel özgürlüğünden ve çıkarlarından bir bölümünü ' anayasada belirlenmiş olan ölçüde' Cumhuriyet 'e bırakmıştır. Cumhuriyet bireyin bıraktığı bu özgürlükleri, bireyin ve Türk ulusun içeride özgürlüğünü, dışarıda da bağımsızlığını sağlamak için kullanır.

***Atatürk 'ün yazdığı Yurttaşlık Bilgileri metinlerindeki; [351 (1)] bu ve bundan sonra sürüp gidecek olan köşeli ayraç içindeki bu sayılar, Türk Tarih Kurumu 'nca 1969 yılında yayımlanan Prof. Afetinan 'ın "Medeni Bilgiler" kitabında Atatürk 'ün el yazılarının yer aldığı sayfa ve bölümleri göstermektedir.

 

| Önceki Sayfa |