ATATÜRK 'ÜN YAZDIĞI YURTTAŞLIK BİLGİLERİ

 

BAŞKA ULUSLARIN ORTAYA ÇIKIŞLARI

Türk ulusunun oluşumunda tümü bir arada var olan bu koşullar, başka ulusların oluşumunda hemen, hemen yok gibidir. Daha genel bir tanım yapabilmek için diyelim ki, bir topluma ulus diyebilmek için bu koşulların aynı zamanda tümünün yada bir bölümünün bir arada olması gerekir. Bütün uluslar tamamen aynı koşullar altında kurulmamış olduklarına göre Türk ulusu için yaptığımız gibi, başka her ulus için ayrı, ayrı irdelemeler yapılmadıkça ulus kavramını genel ve bilimsel olarak tanımlamak güçtür. Çünkü belirlediğimiz koşullar, insanların ulus olarak oluşumundan genellikle yardım etmiş koşullardır. Ne var ki, bu oluşum biçimden başka, hemen, hemen bu koşulların hiçbirinin etkisi söz konusu olmadan gerçekleşmiş ulus oluşumları da vardır: Alman, Fransız, İtalyan,.Bunlar İsviçreli adı altında tek bir ulus olarak sayılmaktadır.
Güney Amerika da beyazlılar yerliler dirsek dirseğe yaşayan Amerikalılardır. Bugün büyük çağdaş uluslardan olan Fransızların İngilizlerin, çeşitli soyların karışması sonucunda ortaya çıktığı bilinmektedir. [ Bir ulusun oluşumunda toprağın önemini büsbütün yok sayanlarda var. Bu düşüncede olanlar, toprak yalnızca çalışma ve uğraşma alanıdır, diyorlar.
Şimdi şu noktaya dikkat edelim: Fransızlarla İngilizler arasındaki savaşlar her iki ulusta ulusallaşma bağlarını güçlendirdi.] Alman uluslaşması, Napoleon 'a karşı yapılan savaşlardan; İspanya uluslaşması Faslılarla yapılan savaşlardan doğdu. Eski küçük yunan hükümetleri İranlılara karşı koymak için birleştikten sonra Yunan uluslaşması başlar. Türk'lerin her şeye karşın bütün çağlarda ulusal dayanışmasını ve bağlarını korumaları, hemen her zaman sürekli savaş durumunda bulunmalarındandır. Son devrim yıllarında birlik gücünün doğmasına, içinde bulunulan savaş durumunun etkisi büyük ve önemlidir.
Bu bilgilere göre savaş, türlü soylardan gelen insanların birleşmesinde en güçlü etkendir.
"Ulus neye nedir ? " sorusuna, bugünkü çağdaş anlatışlara uygun, bilimsel bir tanım verebilmek için yürüttüğümüz irdelemeyi yeterli sayalım. Onun üzerinde bir an durup düşünelim. Bugün Türk Cumhuriyet 'ini kurmuş olan Türk ulusunu irdelerken saptadığımız koşulları yeniden gözden geçirelim:
A) Siyasal varlığımızın dışında, başka ülkelerde, başka siyasal topluluklarla isteyerek yada istemeyerek yazgılarını birleştirmiş, bizimle dil, soy, köken birliği, olan ve üstelik yakın uzak tarih ve ahlak yakınlığı görülen Türk toplulukları vardır. Tarihin bin bir olayının akışı sonucunda ortaya çıkan bu durum, Türk ulusu için acı bir anıdır, ne var ki Türk ulusunun oluşumundaki soyluluğu ve dayanışmayı gerek tarih ve gerekse bilim açılarından kesinlikle sarmaz.
B) Bugünkü Türk ulusunun siyasal ve toplumsal birliği içinde kendilerine Kürtlük, Çerkezlik, Lazlık yada Boşnaklık düşüncesi aşılanmak istenmiş yurttaş ve ulus taşlarımız vardır. Ancak geçmişin zorbalık dönemlerinin bir sonucu olan bu yanlış adlandırmalar, düşmana alet olmuş birkaç gerici, beyinsiz, dışında ulus bireyleri üzerinde üzüntüden başka bir etki yaratmamıştır. Çünkü ulusun bu bireylerini de genel Türk toplumu gibi aynı ortak geçmişe, tarihe, ahlak anlayışına ve hukuka sahip bulunuyorlar.

Ayrı ve büyük bir çoğunluğa sahip bir topluluk olduğunu ileri sürmüş ve bu yüzden Türk'lerle birleşip bir ulus kurmak istememiş olan Araplar hem de dinlerini kabul ettiğimiz halde acaba bugünkü bağımlılıklarından memnun mudurlar?
C) Bugün içimizde bulunan Hıristiyan Musevi yurttaşlar, yazgılarını ve geleceklerini Türk ulusallığına kendi vicdanlarından gelen istekleriyle bağlandıktan sonra kendilerine yan gözle yabancı diye bakılması, uygar Türk ulusunun soylu ahlakından beklenebilir mi?

***Atatürk 'ün yazdığı Yurttaşlık Bilgileri metinlerindeki; [351 (1)] bu ve bundan sonra sürüp gidecek olan köşeli ayraç içindeki bu sayılar, Türk Tarih Kurumu 'nca 1969 yılında yayımlanan Prof. Afetinan 'ın "Medeni Bilgiler" kitabında Atatürk 'ün el yazılarının yer aldığı sayfa ve bölümleri göstermektedir.

 

| Önceki Sayfa |