ATATÜRK 'ÜN YAZDIĞI YURTTAŞLIK BİLGİLERİ

 

ÇALIŞMA MESLEK [532 (1) ]

" Çalışma bireysel ve toplumsal bir zorunluluktur."
1) Maddi varlık gereği:
a) Mal ve para varlığı, insanın kendisi için gereklidir, çünkü insanın yaşama yönelik gereksinimleri vardır; bunlar karşılanıp giderilmedikçe insan yaşayamaz. İnsanın düşünsel ve ahlaksal gereksinimleri vardır. Bunlar giderilmedikçe insanlık ve ahlak yönünden bağımsızlığı korunamaz İnsan gibi yaşanamaz, insanın ruh dünyası kararır.
b) Maddi varlık aile ve devlet açısından da gereklidir. Çünkü yarınına güvenle bakamayan bir insan, bir aile kurmayı düşünemez ya da yaşama olanaklarından yoksun aileler kurulur. Yaşama olanakları kısıtlı olan ailelerden oluşan bir devletin varlığı da sağlam olmaz. Bir insan için mutluluk denilen şey, bu saydığımız koşulların yaratılmasıyla olur.
İnsan maddi düşünsel ve toplumsal yaşam olanaklarından yoksun kalırsa sıkıntıya düşer ve umutsuzluğa kapılır. Gözlerini geleceğe çevirmeksizin yaşar. İnceleme ve araştırma için zaman bulamaz. Kişinin düşünme yaşamı durur. Yaşam onun için artık bir tutsaklık olur, iradesini yitirir. Anlaşılıyor ki, insanın belli bir maddi varlığı edinmesi gerekir. İnsan bu maddi varlığı edinmesi için de çalışması gerekir. Ne var ki, insan yalnız özgürlük aracı olarak maddi varlığa sahip olmalıdır. Yoksa maddi varlığa tutsak olmak için değil. Kuşkusuz herkes aynım sağlık aynı yaradılış ve yetenekte değildir. Fakat herkes aynı yaşam yasasına bağlıdır. Çalışmadan hiçbir şey kazanılmaz. Herkes belli bir sınır içinde bir yandan yeteneğinin, gücünün kökeninin ve çevresinin etkisi altındadır, öte yandan da gereksinimlerinin baskısı altındadır. İşte insan bu karşıt koşullar içinde yararlı bir sonuç elde etmeye çalışmak zorunluluğundadır. Yararlı bir sonuçtan söz ediyoruz; evet, çünkü, her hangi bir sonuca ulaşmaksızın uğraşmak çalışma sayılmaz. Hiçbir şey yapmamak ya da sonuçsuz anlamsız şeylerle uğraşmakta çalışma yasasına göre büyük suçtur.
2) Her şeyi kazanmak gerekir- Doğa kendiliğinden bir şey vermez, her şeyi kazanmak gerekir. Kazanmanın yolları nelerdir? Bir tip olarak en ilkel, çıplak ve her şeyden yoksun bir insanı ele alalım. Bu tip insan için kalıttan söz edemeyiz. Çünkü seçtiğimiz örnek ailesiz, belli bir yerde oturmayan, ilkel bir insandır. Bu noktada kazanmanın doğal yasalarını arayacak olursak, yalnız tek bir ilke görünür: Çalışmak... Bundan başka yol yoktur. İnsan doğal olarak kendi kendisine sahiptir. Bu özellik insanı bütün dünyaya sahip kılabilir. Yani, insan zekası, becerileri, ve yaratılarıyla iradesiyle bütün öteki öğeleri kendine bağlayıp yetkisi altına alabilir. Bu, bize çalışmanın yüksek değerini ahlaksal niteliğini ve her şeyden kutsal olan bir hakkı, çalışma hakkını gösterir. Çalışma insanların bedensel güçlerini geliştirir ve toplumsal yaşam için gerekli olan her şeyi sağlar. Çalışmaksızın, düşünce yönünden gelişmek ve ahlak olgunluğuna erişmek de olanaksızdır.
" Tembellik, bütün kötülüklerin anasıdır"
Çalışma bir ceza çekme değildir. Çalışmaktan bir cezadan, bir sıkıntıdan, bir kötülükten, kaçar gibi kaçmak çok kötü bir şeydir, önlemsizliktir. Çalışmak gerçekte zahmet veren bir şey değildir. Yalnız seçilen işle kişinin yetenekleri ve zevkleri arasında uygunluk olmalıdır. Çalışmak ilk sıkıntıların, ilk isteksizliklerin üzerinden gelindikten sonra en büyük zevktir. Çalışmayı ceza saymak onun hoşa giden olumlu ve iyi yanlarının tadına varmamak, doğaya karşı büyük haksızlık olur.
İnsan yaptığı işin elinin altında ya da kafasındaki eserinin büyüyüp ilerlemekte olduğunu görmekten ne büyük bir zevk duyar. Bu eser, ister çiftçinin ekini toplaması, ister mimarın yapısı yada yontucunun yontusu ister bir bilginin yada bir sanatçının buluşu kitabı olsun hepside aynı zevki verir. Bu zevk ise bütün çekilen sıkıntıları, zorlukları, saban altında dökülen terleri, sanatçının düşünürün kimi zaman çok üzüntülü ve sıkıntılı olan yorgunluklarını hemen unutturur.
3) Çalışmak toplumsal bir görevdir:
İnsan çalışır ama işini ancak toplumun varlığıyla geliştirip olgunlaştırabilir. Yaralı değerli bir duruma getirebilir. Ancak toplumun varlığı dolayısıyladır ki, kendisiyle öteki çalışanlar arasında sürekli bir alış veriş iletişim düzeni oluşmuştur.
Eğer yapılan işin kimseye yararı yok ise, çalışmak verimsiz bir uğraştan öte olmaz. Bu nedenle topluma yararlı işler yapmak gerekir; Bu durum çalışmanın toplumsal bir görev olduğu yargısına götürür.
Çalışmak genel bir yasasıdır; gelir sahipleri, zenginlerde bu yasanın dışında kalamazlar; var olan servetini ulusal servetin artmasına katkısı olacak yolda kullanmalıdırlar. Bir zengin bedensel bir güç tüketerek çalışmak zorunluluğundan kurtulmuş olabilir. Fakat böyle bir durumda etkinliğini düşünsel yönde göstermelidir.
[Türk ulusunun bağımsızlığını, bugünkü çocukların doğru görüşlülüğü ve yorulmak bilmeyen çalışma tutkularıyla büyük ve parlak olacaktır.(1923) Gazi M. Kemal ]

***Atatürk 'ün yazdığı Yurttaşlık Bilgileri metinlerindeki; [351 (1)] bu ve bundan sonra sürüp gidecek olan köşeli ayraç içindeki bu sayılar, Türk Tarih Kurumu 'nca 1969 yılında yayımlanan Prof. Afetinan 'ın "Medeni Bilgiler" kitabında Atatürk 'ün el yazılarının yer aldığı sayfa ve bölümleri göstermektedir.

 

| Önceki Sayfa |