Mademki devlet bir iradeye, bir egemenliğe
sahiptir, onu göstermek ve yerine getirmek için bir takım
araçlara gereksinimi vardır.
Bu araçları içeren devlet düzeninde 'MİLLET MECLİSİ' ve
'HÜKÜMET' örgütü temeldir. Çağımızda bu temel olan örgütün
dayandığı gelenekleşmiş bir takım ana ilkeler vardır.
a) Demokrasi ilkesi 'halkçılık': .Bu ilkeye göre irade ve
egemenlik, ulusun tümüne aittir ve ait olmalıdır. Demokrasi
ilkesi, ulusal egemenlik ilkesi biçimine dönüşmüştür.
b) Temsili hükümet ilkesi :Bu ülke ulusal egemenliğin kullanımını
ve yürütümünü düzenler.
c) Devletin anayasasını belirleyen yasanın, öteki yasaların
üstünde olması ilkesi : Bu ilke çağdaş anayasa hukukunda
yasalılığı ve adli dengeyi sağlayan ilkedir.
Bu saydığımız ilkeler ( a, b, c, ) demokrasi ilkesinin ana
yapısı olarak görülür. Gerçekten demokrasi ilkesi uygulamadaki
değerini ancak bu saydığımız ilkelerle kazanır.
A) Demokrasi ilkesi, devlette egemenliğin var olması iki
temel sorun ortaya çıkarır:
1. Egemenlik neden ibarettir? Egemenliğin
içeriğinde ne vardır? Sınırları nedir? Egemenliğe dayanarak
meşru yollarla hangi eylemler yapılabilir?
Bu, devletin egemenliği sorunudur. Bu sorunda devlet iç
dayanağından, ulustan ayrı olarak soyut bir biçimde düşünülüyor.
Ve bu yolla siyasal gücünün niteliği ve sınırları belirlenmek
isteniyor.
Devletin siyasal gücü, bağrında yaşayan bireylerin ve toplulukların
varlığı dolayısıyla sınırlanmıştır ; hangi ölçüde sınırlanmıştır?
Bunu kamu hukuku belirler. Devletin, başka devletlerin ve
kendi kuruluşunda yer almayan başka insanların varlığı dolayısıyla
egemenliğin ölçüsünü de devletler hukuku gösterir. Bu nedenle
devletin egemenliği sorunu tam anlamıyla bir anayasa hukuku
sorunu değildir.
2. Egemenlik konusunun ortaya koyduğu
ikinci bir temel sorun da devlette, devlet içinde egemenlik
sorunudur. Bu doğrudan doğruya anayasayla ilgilidir. Kamu
hukukunun ve devletler hukukunun sınırlarının belirlediği
egemenlik kime aittir?
Şunu söylemek gerekir ki, devlet tüzel bir kavramdır. Gerçekte,
yönetenler, egemenliği, kullanırlar. Öyleyse devleti yönetenler
kimler olmalıdır ? Siyasal gücün meşru olabilmesi için devletin
soyut egemenliği, eylemli olarak kimin eline bırakılmalıdır?
İşte bu sorunlara yanıt veren demokrasi ilkesidir.
***Atatürk 'ün yazdığı Yurttaşlık
Bilgileri metinlerindeki; [351 (1)] bu ve bundan sonra sürüp
gidecek olan köşeli ayraç içindeki bu sayılar, Türk Tarih
Kurumu 'nca 1969 yılında yayımlanan Prof. Afetinan 'ın "Medeni
Bilgiler" kitabında Atatürk 'ün el yazılarının yer
aldığı sayfa ve bölümleri göstermektedir.