|
Güngör URAS
10 KASIM 2004
MİLLİYET
Atatürk
Boş Tarlaya "Merinos" u Dikti
Atatürk ölmeden önceki son günlerinde, 1938 yılında
Bursa'da boş bir tarlaya inşa edilen "Merinos" fabrikasının açılışını
yapmıştı. Atatürk'ün ölümünün 66'ncı yılında biz geniş tarlasını ele
geçirmek için fabrikayı yıkıyoruz. Çünkü artık bize fabrika lazım değil...
Tarla lazım... Üzerine apartmanlar dikeceğiz!.. Üzerinde çay bahçeleri
açacağız!..
Atatürk askeri zaferden sonra, "...zaferlerin kazanılması iktisadi
alandaki başarıyla mümkündür" diyerek 1923 yılında İzmir İktisat
Kongresi'ni topladı. 1927 yılında Teşviki Sanayi Kanunu'nu çıkarttı.
1930 yılında sanayi, 1931 yılında ziraat kongrelerinin toplanmasını
sağladı. Baktı ki, halkta fabrika kuracak ne para ve bilgi ne cesaret
var, devlet gücüyle sanayileşmeyi başlattı. Kayseri Tayyare
Fabrikası'nın, Uşak ve Eskişehir Şeker fabrikalarının, Bünyan Dokuma,
Ereğli Bez, Kayseri İplik ve Bez, İzmir Kağıt fabrikalarının kurulmasını
sağladı.
1935 yılında İsmet İnönü'nün temelini attığı Gemlik Suni İpek ve Bursa
Merinos fabrikalarının açılışını 1 ve 2 Şubat 1938'de bu fabrikaların
isim babası olan
Atatürk yaptı.
Merinos'tan önce ülkemizde sadece Hereke ve Feshane fabrikaları vardı.
Bu fabrikalar ithal iplikle kumaş dokuyordu.
Merinos fabrikasının kuruluşuyla Karacabey ve Bandırma'da Merinos cinsi
koyun yetiştirilmeye başlandı.
Necati Akgün'den öğrendiğime göre fabrika açıldığında 16 bin eğirme ve 7
bin katlama iği vardı. İplik üretiyordu. Dokuma yatırımına harp
döneminde başlandı. Dokuma bölümü 1945 yılında işletmeye açıldı.
Orta Avrupa'nın en büyük tesislerinden biri büyüklüğüne ulaşan fabrika,
ek iplik üretim tesisleriyle 3 milyon metre kumaş dokur hale geldi.
Merinos kumaşları dış piyasada "İngiliz kumaşları"yla rekabet ediyordu.
Fabrikada 6 bin işçi çalışıyor, aileleriyle 30 bin kişi fabrikadan ekmek
yiyordu. Bu fabrikada çalışan ve yurtdışına eğitime gönderilen mühendis,
teknisyen ve ustalar, Türkiye'de dokuma sanayiinin gelişmesinin
mimarları oldu.
Bursalılar "Balkanlar'ın ve Ortadoğu'nun en büyük fabrikası" diyerek
Merinos'la övünürdü.
Geliniz görünüz ki, Ankara, bu fabrikanın teknolojisini yenilemeyi ihmal
etti. Fabrika ölüme terk edildi. Can çekişirken "Cihet - i Askeriye"ye
kumaş dokudu. Ama ordu da kumaşını özel sektörden almaya başlayınca,
Atatürk'ün Merinos fabrikasının idam ipi çekilmiş oldu.
Şimdi bütün gözler Bursa'nın göbeğinde kalan 325 dönüm fabrika
arazisinde... Düşünebiliyor musunuz... Fabrikanın makinelerini hurdacıya
sattıktan sonra binasını yıkarak bu araziye bina diken ne çok para
kazanır!.. Özelleştirme İdaresi, Merinos'u "teknolojisini yenileyerek ve
de yeni yatırımlarla büyüterek, fabrika olarak işletecek bir müteşebbise
devretmeyi" düşünemedi... İdare'nin 9 Kasım 2000 tarihli kararına göre (karar
tarihi 10 Kasım olsaydı daha anlamlı olurdu!) fabrika yıkılacak. Arsası
halka açılmak kaydıyla "bila bedel" belediyeye devredilecek.
Atatürk'ün ölümünün 66. yılında siz
Atatürk'ü nasıl anıyorsunuz bilemem ama ben, ölmeden önceki son
günlerinde açılışını yaptığı Merinos fabrikasını düşünerek anıyorum.
|