BASINDA ATATÜRK

 

Hasan PULUR
13 MAYIS 2005
MİLLİYET

Atatürk ve Papa

 

     BAZILARI, Atatürk'ün adını Ermeni soykırımı konusuna karıştırmak isterler; hani neredeyse "soykırım" emrini Mustafa Kemal Paşa verdi, diyecekler.
Demeyi düşünürler ama diyemezler, ancak birtakım ipsiz sapsız laf edenler, ağızlarında birtakım laflar gevelerler.

    1921 yılında Vatikan'daki Papa 15. Benova ile Mustafa Kemal Paşa arasına bir yazışma olmuştur, daha doğrusu Papa, Mustafa Kemal Paşa'ya Kardinal Gaspari'yi göndermiş, Anadolu, Kafkasya ve Küçük Asya Hıristiyanlarının korunmasını rica etmiştir.
Mustafa Kemal Paşa da Papa 15. Benova'ya 12 Mart 1921 tarihli şu cevabı göndermiştir:
    "Irk ve mezhep ayırmaksızın bütün memleketimiz sakinlerinin emniyet ve refahını temin mecburiyeti, insaniyetkârane hissiyatımızın ve dini mübini İslamın bize emrettiği bir vecibedir. Dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin nüfuz ve hâkimiyetinin kapsadığı bölgelerin tamamındaki Hıristiyanların tam bir sükûn içinde olmaları için evvel ve ahir her türlü tedbirler alınmıştır. Sınırlarımız dahilinde herhangi bir yabancı ordusu kıtal ve haraplık getirmediği yerlerde cari olan barış ve emniyet bu beyanatımızın reddedilemez bir delilidir."
                    
     MUSTAFA Kemal Paşa, söylediklerinin değişmez siyaseti olduğunu belirtiyor ve Papa'ya, 1 Mart 1921'de Meclis'te yaptığı nutuktan bir bölümü gönderiyor:
"Anadolu'da oturan Ermenilerin ve Rumların hükümet emirlerine ve milli emellere muhalefetleri vuku bulmadıkça her türlü tecavüzden korunmuş ve tamamen mesut ve müreffeh bir hayata mazhariyetleri öteden beri kabul edilmiş bir esas idi. Kilikya ve havalisinde ve doğu sınırımız haricindeki resmi ve gayri resmi Ermeni kuvvetlerinin dindaş ve ırktaşlarımıza karşı vuku bulan cinayetkârane tecavüzleri karşısında dahi memleketimizde yaşayan sakin Hıristiyanların her türlü taarruzdan korunmalarını temin eylemeyi pek mühim bir medeni vazife kabul eyledik ve Anadolu'nun harici âlem ile temasının kesik olduğu bu günlerde yüksek vatani menfaatları hedefleyen tedbirler arasında Hıristiyan ahalinin selametini muhafaza lüzumunu bütün makamlara bildirdik."
  
   
BİZ, ASALA cinayetleri sırasında hep söyledik ve yazdık; bu katillerin intikamını, buradaki Ermeni vatandaşlarımızdan almayı düşünmek bile çok vahimdir, dedik.
Atatürkçü olmak, bayramlarda nutuk atmak değildir, Atatürk'ün düşüncelerine sahip çıkmaktır.

| Önceki Sayfa |