|
Nail GÜRELİ
17 KASIM 2004
MİLLİYET
Nankörlük
Biz demeyelim de, sağcı ve muhafazakâr olarak tanınan Necip Fazıl
Kısakürek'in kaleminden aktaralım.
Türkçenin usta kalemlerinden ve büyük şairlerinden Kısakürek'in
Atatürk'ün ölümünün ardından 26 Kasım 1938'de Cumhuriyet gazetesinde
yayımlanan yazısının başlığı şöyle:
"O Türk'e, hem Türk'ü hem Avrupalıyı inandırabildi."
Derin ve yoğun içerikli bu başlık, herhalde size de günümüzdeki azınlık
söylemlerini ve üst kimlik - alt kimlik tartışmalarını çağrıştırmış
olmalı. Yine bu başlık, kendimize Avrupalıyı inandırabilmek için
bugünlerde harcadığımız onur kırıcı çabaları anımsatmıyor mu?
Necip Fazıl Kısakürek'in o yazısından birkaç satırı bugünün nankörlerine
ibret olsun diye aktarmalıyız. Necip Fazıl diyor ki:
"Hiçbir Türk kendi devlet reisine bütün dünyanın bu türlü bir saygı
göstereceğini ümit edemezdi. Osmanlı İmparatorluğu'nun yarı dünyaya
sahip olduğu devirlerde bile böyle bir ihtirama (saygıya) hedef
olabilmiş hükümdar yoktu. Avrupa'nın, bize en yabancı milletlerine kadar
heyetlerle, askerî kıt'alarla ve en büyük mümessillerle (temsilcilerle)
Ankara'ya koşmuş olması gösteriyor ki, Garb (Batı) Atatürk'ün şahsında
Türk ehliyet ve kıymetine artık inanmıştır. (...) Atatürk'ün gözleriyle
görmediği bu manzarayı biz yalnız gözlerimizde bırakmayarak keskin bir
delâlet (kılavuzluk) halinde şuurumuza (bilincimize) sindirmekle
mükellefiz (yükümlüyüz):
(...) Asker sıfatı da onu ifadeye kifayetsizdir (yetersizdir). Zira bu
merhalede (aşamada) askerlik O'nun sadece aletiydi. Bu merhalede O, en
büyük asker olmak kıymetinin çok üstünde bir değer taşıdı. Koca bir
milletin diriliş iradesini temsil eden mefkurevî (ideal) insan olmak
değeri. Bu değeriyle Atatürk, beşer (insanlık) tarihinde sayısı birkaçı
geçmeyen hakikî millet kurtarıcılarından bir tanesidir." (Atatürk'ten
Sonra Atatürk, Nail Güreli, Gür Yayınları, 1981, S.211)
Şimdi ne haldeyiz?
Atatürk'ün "hem Türk'e hem Avrupalıya inandırdığı Türk'ü", Türkiye'yi
Avrupa'ya kabul ettirebilmek için yüzsuyu döküyoruz. Hem de kimlere?
Irak'ta, Fildişi Sahili'nde masum insanları, çocukları vahşice katleden
barbarlara...
Hıristiyansanız Hıristiyanlığa, Müslümansanız Müslümanlığa, insansanız
insanlığa sığar mı bu?
|