SORULARLA ATATÜRK

 

Saltanat'ın Naldırılışı Nasıl Gerçekleşti ve Vahdettin Nasıl Kaçtı ?

       M. Kemal artık muzaffer bir komutan olarak, düşündüğü siyasal değişikliklere gidebilirdi. Gerçi Meclis içindeki muhalefet hiçbir zaman dinmedi, ama Atatürk de, gücünden emindi. Nitekim, "egemenlik haklarının Ulus'ta olduğunu" belirten bir önerge tartışılırken, öfkelenen M. Kemal, oturduğu yerden, oturum başkanından söz aldı ve önündeki sıranın üstüne çıkarak, yüksek sesle şöyle konuştu: "Efendiler, egemenlik hiç kimse tarafından hiç kimseye, görüşmeyle, tartışmayla verilemez. Egemenlik, güçle ve zorla alınır. Osmanoğulları, Türk Ulusu'nun egemenliğine zorla el koymuşlardı. Bu yolsuzlukların altı yüz yıl sürdürmüşlerdi. Şimdi de Türk Ulusu bu saldırganlara artık yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini fiili olarak kendi eline almıştır. Bu, olup bitmiş bir şeydir. Söz konusu olan, Ulus'a egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız sorunu değildir. Sorun, zaten olup bitmiş bir şeyi, bir gerçeği açıklamaktan başka bir şey değildir. Bu, ne olursa olsun, yapılacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes sorunu doğal bulursa, sanırım uygun olur.Yoksa, gerçek, yine yöntemine göre saptanacaktır; ama, belki birtakım kafalar kesilecektir." Atatürk'ün bu sert konuşması üzerine hazırlanan ve saltanatın kaldırılmasını öngören tasarı, 1 Kasım 1922'de Meclis'e verildi. Kürsüye çıkan Atatürk, "Ülkenin ve Ulus'un bağımsızlığını sonsuza dek koruyacak ilkeleri yüce Meclis'in oybirliğiyle kabul edeceğini sanırım" dedi. Açık oylamaya konulan tasarı, sonradan çıkan bir tek çatlak sese karşın, oybirliğiyle kabul edildi. Son Padişah Vahdettin, 17 Kasım 1922'de bir İngiliz savaş gemisine sığınarak Türkiye'den kaçtı.

 

| Önceki Sayfa |