ATATÜRK MAKALELERİ

 

Atatürk'ün adı bile yetiyor onlara

Hasan PULUR
10 Kasım 1999-Milliyet


       1920'lerde dünya'da Stalin vardı, Hitler vardı, Mussolini vardı, Franko vardı, ölmesine rağmen Lenin hala yaşıyordu...
       Ve Mustafa Kemal Atatürk de vardı.
       Bu insanlar o tarihlerde, hem kendi ülkelerinin, hem de dünyanın kaderini etkiliyorlardı.
       Bugün, bunlardan kim kaldı?
       Kendileri öldü, fikirleri kitaplarda kaldı. Tek Mustafa Kemal, düşünceleriyle, kurduğu devletle, heykelleriyle, adını taşıyan cadde, meydan, sokak, havaalanı, kültür saraylarıyla, milyonlarca insanıyla yaşayan bir o kaldı...
       İşte tahammül edemedikleri, hazmedemedikleri de bu...
       * * *
       NİYE yalan söyleyelim, her yere Atatürk adının verilmesinden biz de zaman zaman rahatsız olurduk... Atatürk Caddesi, Atatürk Meydanı, Atatürk Bulvarı, Atatürk Kültür Merkezi, Atatürk Havaalanı gibi...
       Hatta, buralara bu isimleri verenlerin, Atatürkçülüklerinden şüphe eder, "Acaba maksatları, Atatürk'e karşı tepki uyandırmak mı?" diye de düşünürdük...
       * * *
       BİRKAÇ günden beri asla öyle düşünmüyor, daha önce düşündüğümüz için de özür diliyoruz.
       Nedeni de çok basit!
       Çünkü bazılarının "Atatürk ve Gazi" isimlerinden bile fevkalade rahatsız olduklarını öğrenmiş bulunuyoruz.
       O halde bırakın Atatürk Caddesi de, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı da, Atatürk Meydanı da yerinde kalsın...
       Kalsın ki, oradan her geçişlerinde rahatsız olsunlar, tüyleri ürpersin, sinirden saçları diken diken, tahta fırçası gibi olsun!
       Onların rahatsızlığı, bizim rahatımızdır.
       * * *
       BİR yaz gecesi Nevizade'deki "Saki"nin önünde oturmuş, masayı kurmuştuk, arkadaşımız, yer yer haklı tarafları olsa da "Atatürk'ün istismar edildiğini" abartılı örneklerle anlatıyordu, biz de ona, bütün çağdaşları silinip gittiği halde, O'nun hala dimdik ayakta olduğunu, bunun temelinde, uygarlığı onda gören insanların sevgisi olduğunu söylüyorduk. O sırada bir seyyar satıcı elinde çeşitli Atatürk fotoğraflarıyla masaya geldi, az rastlanan pozlardan birini aldık ve arkadaşa dedik ki:
       "Bak sen iktisatçısın, sizin bilimin temel ilkesi arz, talep kanunu değil midir? Talep olmasa, bu adam sermayesini Atatürk fotoğraflarına yatırıp, sokağa çıkar mı? İşte bu örnek bile, sana Atatürk sevgisi hakkında bir fikir vermiyor mu?"
       * * *
       "BUNDAN sonra gözümüz açık gitmeyecek!" diye bir laf vardır...
       Cuma gecesi Ali Kırca'nın "Siyaset Meydanı"nda Atatürk ilkelerini savunan gençleri gördükten sonra, bu deyimi kullanmanın tam zamanıdır.
       Hele o gençlere, köşelerinden ateş püskürenleri de okuduktan sonra...
       Adamlar birkaç yıldan beri ilk defa, bu gençler karşısında savunmaya geçtiler, baktılar ki yazdıkları söyledikleri boşa geçmiş, kızmayıp ne yapsınlar?
       Atatürkçü gençlerin ne jakobenciliği kaldı, ne marşseverlikleri...
       Ne günah değil mi, marş söylemeyi seviyorlarmış...
       Demek, bu da onları rahatsız ediyor.
       O halde marşa devam!
       * * *
       HALİDE Edip, zaferden sonra Atatürk'e sormuş:
       "Barış imzalanınca ne yapacaksınız? Yapacak işiniz kalmayınca çok sıkılacaksınız"
       Atatürk cevap vermiş:
       "Eğlenmek için birbirimizi yeme oyunu oynayacağız!"
       Başkalarını bilemeyiz ama, biz onların halini görünce çok eğleniyoruz paşam!

 

| Önceki Sayfa |