Gazi
Zülfü LİVANELİ
10 Kasım 1997-Milliyet
TÜRKİYE Cumhuriyeti'ni kuran liderin birçok ismi var: Atatürk, Mustafa Kemal, Gazi... Hatta Kemal Tahir'in romanlarında "Sarı Paşa" diyenlere bile rastlanıyor.
Bunların içinde benim en çok hoşuma gideni; Gazi.
Eski gazetelerin manşetlerinde sık sık "Gazi Hazretleri" ibaresine rastlanıyor.
Demek ki gazilik, Mustafa Kemal için paşalıktan, cephe komutanlığından ve cumhurbaşkanlığından daha önemli bir mertebe.
O dönemde halk da kendisine Gazi diyor.
* * *
GAZİ'nin ölümünden bunca yıl sonra bile azalmayan, tam tersine artan sevgi ve halkın gönlündeki yeri akıl almaz bir başarıyı simgeliyor.
19. yüzyılda doğmuş olan kişinin düşünceleri, idealleri ve kavramları hala modern, hala geçerli.
20. yüzyıl kimleri eskitmedi ki!
Ne Hitler'ler kaldı, ne Mussolini'ler, ne Stalin'ler... Bir tek Mustafa Kemal dimdik ayakta.
Birkaç yıl önce bir 9 Kasım günü bunu düşünmüş ve "Yüzyılın ayakta kalan tek lideri" başlığıyla bir yazı yazmıştım. Sabah gazetesi yönetimi de bu saptamayı manşete taşımıştı.
(İlginçtir: Bugün Atatürkçülükte herkesi geride bırakmaya çalışan bir hareket, o dönemde beni bu yazımdan dolayı eleştirmişti.)
* * *
GAZİ ile Kemalizm'i birbirinden ayırmak gerektiğini de çok yazıp çizdik.
Hatta geçen yıl bu konuda "Atatürk Kemalist miydi?" sorusuna cevap arayan bir televizyon programı düzenlemiştik.
Gazi elbette Kemalist değildi.
Kemalizm O'nun ölümünden sonra sistemleştirilmeye çalışılmış ve zaman zaman da işlenen suçlara ve binbir beceriksizliğe kılıf olarak kullanılmış bir kavram.
Bence o dahiye, en büyük kötülüğü ihtilal ortamının militerleri ile ara dönemlerin Kemalistleri yaptı.
* * *
O'nu kaybettiğimiz günün yıldönümünde herkesin şunu iyice anlaması gerekiyor: Gazi Mustafa Kemal ile 74 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti aynı şey değildir.
Cumhuriyet uygulamalarını eleştirdiğiniz zaman Atatürk'ü eleştirmiş olmazsınız.
Çünkü 1938 yılında ölmüş olan Gazi, kendisinden sonra yaratılan bataklıktan sorumlu değildir.
Ne Susurluk onun eseridir, ne hırsızlık, ne rüşvet, ne de işkenceler!
Eğer siz karakolda işkenceyle ırzına geçilen gencecik kızın sorumluluğunu da Gazi'nin omuzlarına yıkmaya ya da bu rejimi Atatürk ismiyle savunmaya kalkarsanız ona en büyük kötülüğü yapmış olursunuz.
* * *
GAZİ'yi özlüyoruz!