Atam, 63 yıl oldu bizi bırakalı. Bizi üzgün, endişeli ama ümitli bıraktın. Bıraktığın ilkeler ilerlememize yetecekti ama olmadı. Devrimlerin bir kez ateşlemişti ulusumuzu, ama yapamadık, verdiğimiz sözleri tutamadık, tutturmadılar.
Demir ağlarla örmüştün yurdu dört baştan. Biz, yeni raylar yapmak şöyle dursun, onları paslandırdık ya da söktük.
'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' demiştin. Şimdi millet bir kenara itildi, hortumcular, soyguncular ve çeteler çoğaldı. Millete sabretmek ve kemer sıkmak kaldı.
Emanetin Cumhuriyeti çok çabuk eskittik. Senin Cumhuriyetini millete rağmen, değiştirmek isteyen güçler çıktı.
'Cumhuriyet fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyetlerle yetiştirmek elinizdedir' demiştin öğretmenlerine.
Atam, şimdi o öğretmenleri mesaiden sonra çorap, mendil, limon satmaya, gece kulüplerinde şarkı söylemeye ve otellerde katiplik yapmaya mecbur ettiler. Sonra da onların yetiştirdikleri bir kısım gençlere ise, yüksek idealler, vatanperverlik, milliyetçilik ve uygarlığa gönül verme yerine, günü kurtarmayı, defalarca köşe dönmeyi, çok ama çok para kazanmayı telkin eden; boşvermeyi, idealist ve dürüst çalışanları hor görmeyi, 'devlet malı deniz yemeyen keriz' deyimini uygulamayı yeğlediler. Her branşta hizmet veren bol miktarda mafyamız ve onların hamisi büyük devletzedelere sahibiz.
Atam, eğitime ve sağlığa ayırdığımız para gülünç miktarda, bunun yerine milletçe dış ve iç borçlanmayı yine borçlanarak ödüyoruz. Uluslararası durumumuz, sen aramızdan ayrıldığında daha adı bile olmayan devletlerle kıyaslanıyor.
'Benim memurum işini bilir' diyenler, devlet malını verip, sorulduğunda da 'Verdimse ben verdim. Ne olacak?' diyen büyükler çıktı aramızdan.
Bu gün bile halkımızın yüzde 30'u okur yazar değil. Daha da kötüsü nedir biliyor musun Atam. Senin adını kullanan, sözde Atatürkçüler, senin sevgili milletini hor gördüler. Cahil dediler, 'Sürülere fazla söz hakkı ve oy hakkı verilmemelidir' dediler.
Senin Türk Liran 1 dolardı. Biz parayı pul yaparak onu bin 600 defa küçültme başarısı gösterdik. 7 rakamlı kağıt parası olan tek devletiz.
Anlattıklarımla seni üzdüm, canını sıktım. Güzel mavi gözlerini kıstın, kaşlarını çattın ve kızdın bize ama üzülme.
Senin hızınla ilerleyemiyoruz ama, güzel şeyler de oldu yurdunda. Her ilde bir üniversite açtık. GAP, geleceğimizi aydınlatıyor. Haberleşmede teknolojinin tüm imkanlarından yararlanıyoruz. Ülkeyi çarıkla kurtaran ordularımız şimdi daha modern ve hala gurur kaynağımız.
Dış ülkelere domates, biber, üzüm, fındıktan başka, beyaz eşya ve otomobil satıyoruz. Tekstilcilerimiz engellenmese dünyayı giydirecek durumdalar.
Atam sen yine de üzülme, o deniz mavisi gözlerinle bize yine gülümse. Her şeye karşın, sana layık olmaya çalışıyor ve çalışacağımıza söz veriyoruz.