|
ATATÜRK'E AĞIT
Atatürk'e ağıt
Edirne'den Ardahan'a kadar
Bir toprak uzanır,
Boz kanatlı üveylikler üstünden uçar
Edirne'den Ardahan'a kadar.
Kopdağı'nda akar bir çeşme var
Serçe parmak kalınlığında suyu
Haram etmiş gece gündüz uykuyu
Akar da akar.
Samsun'un evleri denize bakar
Sokakları yosun içinde,
Çapaklar, takalar, mavnalar,
Bilyalar gibi suyunun yüzünde
Bir iner bir kalkar.
Kaz ovadan bir yar sevdim
Adamı günaha sokar.
Savaştepe köprüsünden geçen trenler
Sel olur İzmir'e akar.
İzmir'in denizi kız, kızı deniz
Sokakları hem kız hem deniz kokar.
Bu toprak bizi yurdumuzdur
Deli gönül yücesine çıkar,
Bir üveylik olur uçar gider
Ardahan'dan Edirne'ye
Edirne'den Ardahan'a kadar.
Amasya'ya benzin yüklü bir yaylı geldi
Yağmurlu bir günde.
Devresi gün silâh çattılar
Jandarmalar hükümetin önünde,
Kemal Paşa çıkageldi
Bir alevdir aldı gitti yurdumuzun gönlünde,
Çorap gibi söküp attı
Düşmanları ordumuzun önünde,
Bu ne inançtır ki Gazi Paşa!
Atanın teri kurumadan
Sürüp gittin yeni yeni savaşların peşinde!
Davullar zurnalar döğende
Ben seni hatırlarım!
Binip trene gezende
Ben seni hatırlarım !
Tam iki yaşındaydım
Düşman İzmir'e girende!
Ben de gelecektim ama anam koymadı.
Küçüksün oğul dedi.
Ben giderim ana bırak dedim.
Gideceğin bu yol dedi
CAHİT KÜLEBİ
(Varlık,nr. 352, Birincikasım 1949. s. 3.)
|