ATATÜRK İÇİN YAZILAN ŞİİRLER
 

SİVAS YOLLARI
Tozudur otomobil eski yolları
Yayla uykusu derler buna, gelir bastırır,
Uyur Mustafa Kemal bir ara.
Beşiktaş evleri düşünde
Beşiktaş'ın sokakları deniz taşından,
Dinler bir yönü Paşanın.

Bir bulut iner Çamlıca'dan,
Salkım saçak akça bulut,
Dinler bir yönü Paşanın.

Gemi geçer düşünden
Direkleri güneşten,
Bin dokuz yüz on dokuz gemisi.

Sivas yollarında tozudur otomobil,
İne çıka yollar taş,
Bölünür asker uykusu Mustafa Kemal'in.

Bu yollar o yollar değil,
Tercan çarşısı çedik çarık,
Yorulmuş ayakları bir ulusun.

Göğe bakar kara bulut,
Düşüncedeki akça bulut o değil,
Gözler pencerelerde asılı kalmış.

Çarşılarda asılı kalma 
Genç kız nalınları ağartan
Yok suya gidecek kimse testiler kırık

Nerede benim insanlarım? Ne olmuş topraklar?
Dağ taş yollar eşkıya, kırk haramiler
Bahçelerde insan izi, kuş sesi yok.

Tek tek gördüm hepinizi; köylerinize yoksul
Bir ala yangın geçmiş üzerinden
Buğdaylarınız yanmış.

Ot yiyor köylüler, çocuklar aç
Ocaklar sönmüş, Anadolu bir yere  çökmüş.

İnsan kardeşlerimizden ses gelmez.
Karakış gediklerinden yol vermez
Çocukların dona kesmiş ayakları.

Od yok ocak yok eski hanlarda.
Yolları tozludur Bayburt göçü,
Erzincan yollarında bir garip toz.

Nerede benim insanlarım,
Hani çocuklar Erzurum göçmüş
Ot biber taze tümseklerde.
İyice gördün mü Mustafa Kemal?
İyice gördüm.
Tek tek gördüm hepinizi.

Aydın geçlik seni işsiz umutsuz gördüm,
Yol boyu yoksul halkıma baktım gördüm,
Anadolu yalınayak baştan başa göz izi!

Durun, bir durun hele,
Toplanın hele,davranın hele,
Sansa geçidinde uyanıyorum.

Aranıza dönüyorum
Kayalarda uranyum ışınları
Gücünüz parlıyor yüreğimde.

Aranızda dönüyorum
Güçlerinize yansıtıyorum, yüreğimden,
Anadolu halkı bu ışık senden.
Mutlu olmanı istiyorum senin.

Yeni bir yol açacağım Sansa geçidinden,
Pırıl pırıl demiryolu,
İstasyonlara indireceğim karlı dağlara.

Eşkıyaları yollara indireceğim.
Travers döşeyecekler.
Vaktinde varan trenler gibi, namuslu.

Bahçıvanlar seçeceğim aranızdan,
Gül dikecekler ev önlerine,
Tercan çarşısında ne güzel gezeceksiniz.

Çiçek uygarlığı diyorum getirdim yaşamaya,
Karlı dağlardaki özgürlükle döşeyip ev içlerini
Seher vaktinin kuşları kapınızda.

Toprak beyliğinden toprak kardeşliğine,
Sakallara, muskalara tapıyorsunuz,
Korkuyorsunuz!

Ne de çok korkuyorsunuz, büyümüş gözleriniz,
Isıtacağım gözlerinizi ellerimle,
Güneşe bakacaksınız, korkusuz.

Öncüller iteceğim dağlarınıza,
Öncüller ellerinde ışık,
Korku mağaralarından çıkaran hepinizi.

Hey kadınlar! Yurdumun kadınları,
Ovalarda gizli, pamuk toplayan kadınlar,
Elimi başlarınıza koyacağım.

Kaldıracaksınız başlarınızı,
İlk kez görmeye gökyüzümüzü,
Doyasıya bakmak hakkınız.

Ulusal bağımsızlık diye atılıyorum ortaya, güzel!
Ama yetmez!
Sınırları kurtarılmış güzel vatan!
Ama, başlangıç.

Her kişi mutlu, her kişi özgür,
Tek kişi tutsak, tek kişi mutsuz,
Ulus Mutsuz!
Ulus özgür!

CEYHUN ATIF KANSU

 

| Önceki Sayfa |