ATATÜRK İÇİN YAZILAN ŞİİRLER
 

ATAMTÜRKÜM

Sana övgüler yazmak için bırakmadın Cumhuriyeti
Bırakmadın biliyoruz o kutsal emaneti
Oysa biz;
Hani mor bir tomurcuğa
Hani al bir karanfilin
Dalındaki dikenine gülün
Yaşam sevinciyle, tutsak bülbülün
Nasıl sarıldıysak bindokuzyüzyirmiüçlerde
Cumhuriyetimize,
Şimdilerde de, yarınlarda da, o tek bellediğimiz
Cumhuriyet bilinciyle
Yani, Türk'üz doğruyuz çalışkanız
İnan ki istediğince
İnan ki yaşayan Kemal'im
Toprağın bereketi gibi özce
Fikri hür, vicdanı hür toplumdu ya özlemin
Namuslu bir eril gibi sözce

Bir Kemal mavisini tanıdım gözlerinde
Bir şehit kanları kırmızı bayrağımı
Bir annemi onuncu yıl marşıyla ninni söyleyip de,
Ak sütüyle emziren
Bir öğretmenimi tanıdım düşmanın zulmünü
Bir öğretmenimi tanıdım kılık kıyafet devrimini
Bir öğretmenimi tanıdım
Seni hep seni, sürekli seni anlatan...

Hiç incinme, hiç de üzülme, kuşkulanma bizler varken, Kemal'im
Bu Cumhuriyetin fikri hür vicdanı hür yarınlarıyız,
Bak karşında dimdik, onurlu, gururlu,
Çığ çığ, yürek yürek, bilek bilek, ateş ateş
Atatürk olmuş Atam, uğrunda bu gençlik...

Şeyhmiş, dervişmiş, avuta dursunlar kendilerini,
Ah zavallılar, ah Osmanlı kalıntıları,
Osmanlı'yı Osmanağa Camisinde satanlar
Gemilere binip de kaçan sözde halifeler, nerelerdeler,
O Devletlù padişahlar,

Kimler ki onlar Kemal'im tarih okumamış, kütüphane zavallıları
Güneş boyanır mı hiç balçığa,
Ankara'nın taşına bak, gözlerimin sevinç dolu yaşına,
Karanlıklarla nasıl yıkabilirler ki, aydınlıkları,
Tanrı'nın nankörleri onlar, uğraşları boşuna...

Yani Ülküm yükselmek ileri gitmektir
Yani Kemal'im Atatürk' çü olmak sözle değil
Senden ileriye gitmektir...

Seni bugün olduğu gibi, dünlerdeki gibi, önceler gibi
Ağıtların yasını tutarak anmak değil sevdalar
Uygar ulusların seviyesine ulaşmalıyız, diyordu ya söylevin
Verir mi ödün yobaza, sızlatır mı kemiklerini gençliğin.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun diyen sen
Biliyoruz ki ne toprak altında ne de Anıtkabir' desin
Ne kent meydanlarında ki büstlerde sessiz sakin duran
Ne de boyanan saldırılan kaidelerdesin

Biz senin öğretilerini aldık beynimize, yüreğimize,
Onlar uğraşa dursunlar senin büstlerinle,
Onlar ki; Sevr tutkunu emperyalist uşakların kulları,
Türkiye'm tarihinin, Kemal'im arsızları, yüz karaları...
Utançlarını gizlemek için olsa gerek,
Peçeleri-türbanları, sarıkları- sakalları,
Saygımız sonsuz, inanca,
Bayrağa, taşa toprağa, özde bu cennet vatana,
"Ne mutlu Türk'üm diyene"
Yarınlarımız seninle, senin istemince,
Sen anıtlarda put değilsin bizlerce
Bizler kaydettik senin öğretin Kemalizm'i, belleklerimize, yüreklerimize
Bizler tarihteki gibiyiz, Dumlupınar'lar da Elif/Fatma kadınlar
Çanakkale'de uğrunda yurdumun, can vermiş, Mehmetler/Hasanlar
Bizler Kemal'im senden güç-ışık-bayrağı alanlar
Türk gençliğin, özlemin, sevdalı bakışların,
Sana andımızı, Onuncu Yıl Marşımızı,
Ellinci Yıl Marşımızı, İstiklal Marşımızı, yinelemeye geldik,
Senin karşına; anıt değil, ilah değil,
Gericilerin/yobazların/dini darların düşmanı
Aydın, bilimci, inançlı, Türkiye'sini seven
Ne mutlu Türk'üm diyebilen, Türk gençlerin olarak...
Türküler söylemeye, halaylar çekmeye, görünmeye geldik.......
Kuşkuların yersiz Kemal'im
Yetmiş milyon, yediyüzyetmiş milyon Kemalist senden de ilerideyiz
Biliyoruz ki; çayır çimenden alınmadı bu bayrağın rengi
Biliyoruz ki; kolay gelinmedi bu günlere
Laik düzeni yıkacağız diyen, inan bir avuç şarlatan !
Ne gölgelenebilir, ne de bölünebilir Kemal'im,
Bu cennet vatan
"Türk genci devrimlerin ve Cumhuriyetin bekçisidir."
"Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır."
Ve Türk genci Kemal'im, Atam, Anam, Babam, Atam-Türküm,
"İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği."
Namus ve şeref sözüdür ki, Atam Türk,
Atatürk olacak,
Atatürk kalacaktır....
Ne gölgelenebilir, ne de bölünebilir Atam, bu güzel vatan....

ÖNER SAMANLI
MERSİN, 29.10.1999

 

| Önceki Sayfa |